İçeriğe atla
—:—:—
0532 390 48 06
Uluslararası Hukuk ve Yansımaları

Avrupa Birliği Yapay Zekâ Yasası Türkiye’deki şirketleri etkiler mi?

Av. Mert Çelik · Muğla Barosu 2039 · 26 Temmuz 2026

⚡ Kısa Cevap

Evet, dolaylı olarak etkileyebilir. Tüzük yalnızca Birlik içinde yerleşik olanları değil, çıktısı Birlik içinde kullanılan yapay zekâ sistemlerinin sağlayıcılarını da kapsayacak biçimde kurgulanmıştır. Buna göre AB pazarına hizmet veren veya AB’li müşteriler için sistem geliştiren Türkiye’de yerleşik şirketler kapsama girebilir. Yükümlülükler risk düzeyine göre kademelendirilmiştir. Düzenlemenin uygulama takvimi aşamalıdır ve ikincil düzenlemelerle şekillenmeye devam etmektedir; bu nedenle güncel durumun teyit edilmesi gerekir.

📌Ülke dışı etki nasıl doğuyor

Tüzük, veri koruma mevzuatında da görülen bir yaklaşımı benimseyerek kapsamı coğrafi yerleşim yerine göre değil etkiye göre belirlemektedir. Sistemi Birlik pazarına süren sağlayıcılar ile sistemin ürettiği çıktının Birlik içinde kullanıldığı hâllerde Birlik dışında yerleşik sağlayıcı ve kullanıcılar da kapsama alınmıştır. Türkiye’de yerleşik bir yazılım şirketi, AB’li bir müşteri için model geliştiriyor veya ürününü AB pazarına sunuyorsa bu kapsamda değerlendirilebilir. Ayrıca AB’li bir müşterinin tedarik zincirinde yer alan Türk şirketleri, sözleşmesel olarak müşterinin uyum yükümlülüklerini üstlenmek durumunda kalmaktadır; uygulamada en yaygın etki bu yolla ortaya çıkmaktadır.

📌Risk temelli sınıflandırma

Tüzük, sistemleri risk düzeyine göre ayırır. Kabul edilemez riskli uygulamalar (örneğin bilinçaltı manipülasyon, sosyal puanlama gibi belirli kullanımlar) yasaklanmıştır. Yüksek riskli sistemler — istihdam, eğitim, kredi değerlendirmesi, kritik altyapı, biyometrik tanımlama gibi alanlarda kullanılanlar — risk yönetim sistemi, veri yönetişimi, teknik dokümantasyon, kayıt tutma, insan gözetimi, doğruluk ve siber güvenlik gibi ayrıntılı yükümlülüklere tabidir. Sınırlı riskli sistemlerde şeffaflık yükümlülüğü öne çıkar: kullanıcının bir yapay zekâ ile etkileşimde olduğunu bilmesi ve üretilen içeriğin bu şekilde işaretlenmesi beklenir. Asgari riskli uygulamalar için ise özel bir yükümlülük öngörülmemiştir.

📌Türkiye’deki hukuki çerçeve

Türkiye’de yapay zekâya özgü kapsamlı bir kanun henüz bulunmamakta; konu mevcut genel düzenlemeler üzerinden yürümektedir. Uygulamada en çok devreye giren mevzuat 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunudur; özellikle otomatik sistemlerle analiz edilerek kişi aleyhine sonuç doğuran işlemler bakımından ilgili kişiye tanınan haklar önem taşır. Bunun yanında tüketicinin korunması, rekabet, fikrî mülkiyet ve sorumluluk hukukunun genel hükümleri uygulanır. Kişisel Verileri Koruma Kurumu tarafından yayımlanan rehber ve ilke kararları, uygulamada yol gösterici niteliktedir.

📌Şirketlerin yapabilecekleri

Kapsama girip girmediğinden bağımsız olarak, uygulanabilir hazırlık adımları şunlardır: kullanılan veya geliştirilen sistemlerin bir envanterinin çıkarılması ve her birinin hangi risk kategorisine girebileceğinin değerlendirilmesi; eğitim verisinin kaynağı ve hakları konusunda kayıt tutulması; sistemin nasıl çalıştığına ilişkin teknik dokümantasyon oluşturulması; insan gözetimi ve itiraz mekanizması kurulması; müşteri ve tedarikçi sözleşmelerine uyum, sorumluluk paylaşımı ve tazminat hükümlerinin eklenmesi. Bu adımlar, AB düzenlemesinden bağımsız olarak KVKK uyumunu ve olası tazminat davalarındaki savunmayı da güçlendirir.

💡Öncelik verilecek noktalar

Av. Mert Çelik

bu yazıyı hazırlayan

Av. Mert Çelik

Muğla Barosu · Sicil 2039 · Bodrum · 2018’den beri

Bu makale genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki mütalaa veya avukatlık hizmeti niteliği taşımaz. Mevzuat değişebilir; güncel durumunuz için mutlaka bir avukata danışınız.