İçeriğe atla
—:—:—
0532 390 48 06
Uluslararası Hukuk ve Yansımaları

Küresel krizler uluslararası ticaret sözleşmelerini nasıl etkiler?

Av. Mert Çelik · Muğla Barosu 2039 · 26 Temmuz 2026

⚡ Kısa Cevap

Kriz dönemlerinde iki kavram öne çıkar: borcun ifasını imkânsız kılan mücbir sebep ve ifayı imkânsız kılmamakla birlikte aşırı derecede güçleştiren aşırı ifa güçlüğü. Birincisi borcu sona erdirebilirken, ikincisi Türk Borçlar Kanunu uyarınca sözleşmenin uyarlanmasını veya dönmeyi gündeme getirir. Milletlerarası satımlarda ayrıca, Türkiye’nin de taraf olduğu CISG hükümleri uygulanabilir.

📌Mücbir sebep ile aşırı ifa güçlüğü ayrımı

Mücbir sebep; borçlunun kusuru dışında, öngörülemeyen ve kaçınılamaz bir olayın borcun ifasını imkânsız kılmasıdır. Borç, borçluya yüklenemeyen sebeple imkânsızlaşırsa sona erer. Aşırı ifa güçlüğü ise ifayı imkânsız kılmaz; yalnızca sözleşmenin kurulduğu andaki dengeyi borçlu aleyhine katlanılamayacak ölçüde bozar. Türk Borçlar Kanunu, öngörülemeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durumun ortaya çıkması, bu durumun borçludan kaynaklanmaması ve borçlunun henüz ifayı yapmamış olması hâlinde hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme hakkı tanır; uyarlama mümkün değilse borçlu sözleşmeden dönebilir.

📌Uyarlama davası

Uygulamada kur artışı, hammadde fiyatlarındaki olağanüstü yükseliş, lojistik maliyetlerinin katlanması gibi gelişmeler uyarlama taleplerinin dayanağı yapılmaktadır. Mahkemeler bu talepleri dar yorumlamaktadır: ekonomik dalgalanmanın olağan iş riski kapsamında kalıp kalmadığı, tarafın tacir olup olmadığı ve öngörülebilirlik ölçütü titizlikle incelenir. Tacirler bakımından basiretli iş adamı gibi davranma yükümlülüğü öngörülebilirlik eşiğini yükseltir. Sözleşmede fiyat uyarlama, kur riski veya mücbir sebep maddesi bulunuyorsa, önce bu hükümler uygulanır; sözleşme hükmü kanundaki genel düzenlemenin önüne geçer.

📌Milletlerarası satımlarda CISG

Türkiye, Milletlerarası Mal Satımına İlişkin Sözleşmeler Hakkında Birleşmiş Milletler Antlaşması’na (CISG) taraftır. İşyerleri farklı taraf devletlerde bulunan tacirler arasındaki mal satımlarında, taraflar aksini kararlaştırmadıkça CISG doğrudan uygulanır. CISG, engelin taraf denetimi dışında olması, sözleşme kurulurken öngörülememesi ve sonuçlarından kaçınılamaması hâlinde borçluyu tazminat sorumluluğundan kurtarır; ancak bu, sözleşmeyi kendiliğinden sona erdirmez ve diğer tarafın sözleşmeden dönme hakkını ortadan kaldırmaz. Engelin karşı tarafa makul sürede bildirilmesi zorunludur; bildirim yapılmazsa bundan doğan zarardan sorumluluk doğar.

📌Yaptırımlar ve lojistik krizleri

Uluslararası yaptırımlar, ödeme kanallarının kapanması ve taşıma güzergâhlarının kesilmesi son yıllarda en sık karşılaşılan sorunlardır. Bu hâllerde sözleşmenin ifasının hukuken mi yoksa fiilen mi imkânsız hâle geldiği ayrımı önem taşır. Yaptırım nedeniyle ödeme yapılamaması hukuki imkânsızlık oluşturabilirken, navlun fiyatlarının artması kural olarak imkânsızlık değil aşırı ifa güçlüğü kapsamında değerlendirilir. Uyuşmazlıklarda tahkim şartı ve uygulanacak hukuk seçimi belirleyicidir; bu maddelerin sözleşme müzakeresinde ayrıntılı düzenlenmesi, kriz anında en çok işe yarayan hazırlıktır.

💡Sözleşme yazarken alınacak önlemler

Av. Mert Çelik

bu yazıyı hazırlayan

Av. Mert Çelik

Muğla Barosu · Sicil 2039 · Bodrum · 2018’den beri

Bu makale genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki mütalaa veya avukatlık hizmeti niteliği taşımaz. Mevzuat değişebilir; güncel durumunuz için mutlaka bir avukata danışınız.