Uluslararası marka tescili nasıl yapılır; taklit ürünlerle nasıl mücadele edilir?
Marka hakkı ülkesel niteliktedir: Türkiye’de tescilli bir marka, kural olarak yalnızca Türkiye’de korunur. Birden çok ülkede koruma için ya her ülkeye ayrı başvuru yapılır ya da Madrid Protokolü kapsamında, Türk Patent ve Marka Kurumu aracılığıyla tek bir başvuruyla birden fazla ülke seçilerek uluslararası tescil talep edilir. Taklit ürünlerle mücadelede en hızlı araçlar, gümrükte el koyma ve e-ticaret platformlarının marka koruma programlarıdır.
📌Madrid Protokolü sistemi
Uluslararası tescil, Dünya Fikrî Mülkiyet Teşkilatı tarafından yürütülen Madrid sistemi üzerinden yapılır. Başvuru için önce ülkede (Türkiye’de) bir esas başvuru veya tescil bulunması gerekir; uluslararası başvuru Türk Patent ve Marka Kurumu aracılığıyla iletilir ve korunması istenen ülkeler seçilir. Her seçilen ülke, başvuruyu kendi mevzuatına göre inceler ve kabul veya ret kararı verir; yani tek başvuru yapılsa da koruma ülke ülke doğar. Sistemin en bilinen riski, ilk beş yıl içinde esas tescilin hükümsüz kalması hâlinde uluslararası tescilin de etkilenmesidir.
📌Tescil öncesi araştırma
Başvurudan önce yapılması gereken en önemli iş benzerlik araştırmasıdır. Hedef ülkelerdeki marka veri tabanlarında aynı veya karıştırılma ihtimali bulunan markaların taranması, hem ret riskini hem de sonradan doğacak tecavüz iddialarını önler. Ayrıca markanın kullanılacağı mal ve hizmet sınıflarının doğru belirlenmesi gerekir; dar seçilen sınıflar koruma boşluğu yaratır, gereksiz geniş seçim ise maliyeti artırır ve kullanmama nedeniyle iptal riskini doğurur.
📌Gümrükte el koyma
Taklit ürünlerle mücadelede en etkili araçlardan biri gümrük tedbirleridir. Marka sahibi, Ticaret Bakanlığı’na gümrükte durdurma başvurusu yaparak, hakkını ihlal ettiği düşünülen eşyanın gümrük işlemlerinin durdurulmasını isteyebilir. Başvuru kabul edildiğinde gümrük idaresi şüpheli sevkiyatları durdurur ve marka sahibine bildirir. Bildirimden sonra kanunda öngörülen kısa süre içinde mahkemeden tedbir kararı alınması gerekir; aksi hâlde eşya serbest bırakılır. Bu sürenin kaçırılması, uygulamada en sık yaşanan hak kaybıdır.
📌Platform şikâyetleri ve dava yolu
Taklit ürün satışının büyük bölümü çevrim içi gerçekleştiğinden, pazaryerlerinin marka koruma programları pratikte en hızlı sonucu verir: marka sahibi olarak kaydolunduğunda ilanlar kısa sürede kaldırılabilir. Kalıcı çözüm için ise marka hakkına tecavüzün tespiti, durdurulması ve önlenmesi davası açılır; maddi ve manevi tazminat ile itibar tazminatı talep edilebilir, ürünlere el konulması ve imhası istenebilir. Ayrıca marka hakkına tecavüz Sınai Mülkiyet Kanunu’nda suç olarak da düzenlenmiştir ve şikâyete tabidir.
💡Uygulamada dikkat edilecekler
- Önce tescil, sonra ihracat: Hedef pazarda tescil yaptırmadan girilen ülkelerde, markanın yerel bir kişi adına tescil edilmiş olmasıyla karşılaşmak sık görülen bir sorundur.
- Kullanma zorunluluğu: Tescilden sonra belirli süre içinde ciddi biçimde kullanılmayan markalar iptal edilebilir; kullanımın faturalarla belgelenmesi gerekir.
- Alan adı ve sosyal medya: Marka tescili ile birlikte alan adlarının ve sosyal medya kullanıcı adlarının da alınması, sonradan çok daha pahalıya mal olan uyuşmazlıkları önler.
- Delil tespiti: Taklit ürün tespit edildiğinde, dava öncesinde noter veya mahkeme aracılığıyla delil tespiti yaptırmak ispat gücünü belirgin biçimde artırır.
Bodrum ve Muğla genelinde bu alanda avukatlık hizmeti veriyoruz: Bodrum Avukat — Sınai Mülkiyet

bu yazıyı hazırlayan
Av. Mert Çelik
Muğla Barosu · Sicil 2039 · Bodrum · 2018’den beri
Bu makale genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki mütalaa veya avukatlık hizmeti niteliği taşımaz. Mevzuat değişebilir; güncel durumunuz için mutlaka bir avukata danışınız.