Çerçeve Yasa nedir, ne değildir? (7595 sayılı Kanun)
Kamuoyunda "Çerçeve Yasa" denilen düzenleme kanunlaştı. Resmî adı 7595 sayılı Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun; 10 Ağustos 2026'da TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilmiş, 18 Ağustos 2026 tarihli ve 33344 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. 12 maddeden oluşur ve bir af değildir; cezayı silmeyen, şarta bağlı bir erteleme mekanizması kurar. Kanun yürürlükte olmakla birlikte erteleme hükümleri henüz uygulanmamaktadır: bunun için PKK/KCK'nın fiilî varlığına son verdiğinin ve silahlarını teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespit edilmesi ve bu tespiti teyit eden Millî Güvenlik Kurulu Kararı'nın Resmî Gazete'de yayımlanması gerekir. Altı aylık başvuru süresi de kanunun yayım tarihinde değil, o kararın yayım tarihinde başlar.
Bu yazı 18 Ağustos 2026 tarihinde, kanunun Resmî Gazete'de yayımlanması üzerine güncellenmiştir. Yayımlanan metin ile TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilen metin arasında madde esasına ilişkin bir farklılık bulunmamaktadır; aşağıdaki açıklamalar yürürlükteki kanun metni esas alınarak yazılmıştır. Bundan sonra takip edilmesi gereken gelişme, 1. maddede aranan Millî Güvenlik Kurulu Kararı'nın Resmî Gazete'de yayımlanmasıdır. Bu yayım gerçekleştiğinde yazı yeniden güncellenecektir.
Kamuoyunda “Çerçeve Yasa” denilen düzenleme yasalaştı ve yürürlüğe girdi. Metnin ne getirdiği kadar ne getirmediği de yanlış aktarıldığı için, bu yazıda kanunun madde metninde fiilen yer alan hükümler siyasi yorum katılmadan, madde numaraları üzerinden aktarılmaktadır. Yazı, sürecin her aşamasında güncellenmektedir.
“Çerçeve Yasa” tam olarak nedir?
“Çerçeve Yasa”, kamuoyunda kullanılan kısaltılmış addır; kanun metninde böyle bir ifade geçmez. Düzenlemenin resmî adı Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’dur ve 12 maddeden oluşur.
- Kanun No: 7595
- Kabul tarihi: 10 Ağustos 2026
- Resmî Gazete: 18 Ağustos 2026, Sayı 33344
- Yürürlük: yayımı tarihi, yani 18 Ağustos 2026 (m. 11)
- TBMM esas no: 2/3793 (5 Ağustos 2026’da teklif olarak sunulmuştu)
Kanun; PKK/KCK ve bağlantılı oluşumların fiilî varlığına son verdiğinin ve kontrolü altındaki her türlü silah ile mühimmatın teslim edildiğinin güvenlik kurumlarınca tespit edilmesi ve bu tespitin teyidine dair Millî Güvenlik Kurulu Kararı’nın Resmî Gazete’de yayımlanması hâlinde devreye giren bir hukuki mekanizma kurar. Yani kanunun yürürlüğe girmesi tek başına sonuç doğurmaz; mekanizmanın işlemesi bu ön şarta bağlıdır.
Süreç nasıl işledi, şimdi hangi aşamadayız?
- 5 Ağustos 2026 — Teklif TBMM Başkanlığı’na sunuldu ve Adalet Komisyonu’na sevk edildi.
- 7–8 Ağustos 2026 — Adalet Komisyonu’nda yaklaşık 18 saat süren görüşmelerin ardından kabul edildi. Komisyonda kabul edilen bir önergeyle 2. maddedeki “örgüt” tanımı “PKK/KCK terör örgütü ve bununla bağlantılı her türlü oluşum” şeklinde netleştirildi. Maddelerin esasına ilişkin başka bir değişiklik yapılmadı.
- 10 Ağustos 2026 — TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi ve metin 7595 kanun numarasını aldı.
- 11–17 Ağustos 2026 — Metin Cumhurbaşkanlığı’na gönderildi. Anayasa’nın 89. maddesindeki on beş günlük süre içinde iade edilmedi; kanun 17 Ağustos 2026 tarihiyle yayımlanmak üzere onaylandı.
- 18 Ağustos 2026 — Kanun, 33344 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandı ve aynı gün yürürlüğe girdi (m. 11).
- Sıradaki adım (henüz gerçekleşmedi) — Örgütün fiilî varlığına son verdiğinin ve silahlarını teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti, bu tespitin MGK Kararı ile teyidi ve bu kararın Resmî Gazete’de yayımlanması. Erteleme hükümleri ancak bundan sonra uygulanabilir; altı aylık başvuru süresi de o tarihte başlar.
Kısacası kanunda iki ayrı Resmî Gazete aşaması vardır: birincisi kanunun kendisinin yayımı (tamamlandı), ikincisi MGK Kararı’nın yayımı (tamamlanmadı). Bu nedenle kanun yürürlüğe girmiş olsa dahi, erteleme hükümleri şu an kendiliğinden uygulanmamaktadır.
Kanun ne öngörüyor? (madde madde)
Amaç, kapsam ve tanımlar (m. 1–2)
Kanun kapsamına giren suçlar sınırlı olarak sayılmıştır:
- PKK/KCK terör örgütünü kurma veya yönetme,
- Örgüte üye olma,
- Örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme,
- Örgütün propagandasını yapma,
- Örgütün faaliyeti kapsamında işlenen suçlar,
- Bu örgüt lehine işlenen 6415 sayılı Kanun’daki terörizmin finansmanı suçları.
Kapsam yalnızca PKK/KCK ile sınırlıdır. FETÖ dahil diğer örgütler ve adi suçlar bakımından bu Kanun bir sonuç doğurmaz.
Kimler kapsam dışında?
Metinde iki istisna açıkça düzenlenmiştir:
- Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kasten öldürme suçu,
- 1 Haziran 2005 tarihinden önce işlenen ve müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlar.
Bu iki grup, hem soruşturma ve kovuşturmaların ertelenmesi (m. 3) hem de kesinleşmiş cezaların infazının ertelenmesi (m. 6) bakımından kapsam dışıdır.
Soruşturma ve kovuşturmaların ertelenmesi (m. 3)
- Üst sınırı on beş yıl veya daha az ceza gerektiren suçlarda: 5 yıl erteleme.
- On beş yıldan fazla hapis, müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet gerektiren suçlarda: 10 yıl erteleme.
- Erteleme süresi içinde dava zamanaşımı işlemez; dosya ve deliller süre boyunca muhafaza edilir.
- Müsadereye konu eşya ve mal varlığı değerleri hakkında erteleme kararıyla birlikte tasfiye kararı verilir ve bu değerler Hazine’ye irat kaydedilir.
- Savcının verdiği erteleme kararına karşı kanun yollarına başvurma hakkı bulunanlar iki hafta içinde sulh ceza hâkimliğine başvurabilir; mahkemenin verdiği karara karşı da iki hafta içinde itiraz edilebilir.
- MGK Kararı’nın yayımından önce işlenmiş kapsamdaki suçlar bakımından, bu tarihten sonra yeni soruşturma başlatılması Kurul’un iznine bağlıdır.
Tutukluluk, adli kontrol ve kanun yolundaki dosyalar (m. 4)
Erteleme kararı verilecek suçlardan dolayı uygulanan tutuklama ve adli kontrol tedbirleri, dosyanın bulunduğu evredeki yetkili hâkim veya mahkeme ile bölge adliye mahkemesi ya da Yargıtay ilgili ceza dairesince değerlendirilir; koşulları varsa kaldırılmasına karar verilir. İstinaf veya temyiz incelemesindeki dosyalar hakkında ise bozma kararı verilir.
Madde gerekçesinde açıkça belirtildiği üzere, bu madde re’sen uygulanmaz: MGK Kararı’nın yayımlanmış ve 9. maddedeki yazılı bildirimin yapılmış olması gerekir. Ayrıca beraat veya zamanaşımı gibi kişi lehine daha olumlu bir sonucun mümkün olduğu dosyalarda bozma yerine esastan inceleme yapılacağı belirtilmiştir.
Erteleme süresinde yeniden suç işlenirse (m. 5)
Erteleme kararları kendine mahsus bir sisteme kaydedilir. Bu kayıtlar yalnızca bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak savcı, hâkim veya mahkeme talep ederse kullanılabilir.
Erteleme süresi içinde terör suçlarından biri işlenirse erteleme kararı kaldırılır ve süreç kaldığı yerden devam eder; bu hâlde verilecek cezanın infazı da ertelenmez. Süre suç işlenmeden geçerse soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığı, kovuşturmada düşme kararı verilir.
Kesinleşmiş cezaların infazının ertelenmesi (m. 6)
- Toplam on beş yıl veya daha az hapis cezasına mahkûm olanlar: infaz 5 yıl ertelenir.
- Toplam on beş yıldan fazla hapis, müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet cezasına mahkûm olanlar: infaz 10 yıl ertelenir.
- Karar infaz hâkimi tarafından verilir ve karara itiraz edilebilir.
- Erteleme, müsadere kararlarının yerine getirilmesini engellemez; süre içinde ceza zamanaşımı işlemez.
- Süre suç işlenmeden geçerse ceza infaz edilmiş sayılır. Takip, Cumhuriyet başsavcılıklarınca yapılır.
Takip ve koordinasyon: Kurul ve İzleme Komisyonu (m. 7)
- Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında bir Kurul oluşturulur. Kurulda Adalet, Dışişleri, İçişleri ve Millî Savunma bakanları ile Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, MİT Başkanı ve MGK Genel Sekreteri yer alır.
- Kurul ihtiyaç hâlinde alt komisyonlar oluşturabilir; sekretarya hizmetleri Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği’nce yürütülür.
- TBMM Başkanlığı’nca ayrıca bir İzleme Komisyonu kurulur; komisyon uygulamayı izler ve tavsiyelerde bulunabilir.
Hak yoksunluklarının kaldırılması (m. 7/4)
Bu, uygulamada en çok yanlış bilinen noktalardan biridir. Mahkûmiyet veya soruşturmadan doğan hak yoksunluklarının kaldırılmasını kişi kendisi talep etmez. Erteleme kararları dönemsel olarak Kurul tarafından değerlendirilir ve gerekli görülmesi hâlinde talep Kurul tarafından ilgili mercie iletilir:
- Soruşturma ve kovuşturmalardan doğan hak yoksunlukları için: sulh ceza hâkimliği veya mahkemesi,
- Mahkûmiyet hükümlerinden doğan hak yoksunlukları için: infaz hâkimliği.
Bekleme süresi yalnızca mahkûmiyet hükümlerinden doğan hak yoksunlukları için öngörülmüştür (m. 7/4-b): 5 yıl olarak verilen ertelemelerde kararın verildiği tarihten itibaren 2 yıl, 10 yıl olarak verilen ertelemelerde 3 yıl geçmiş olmalıdır. Soruşturma ve kovuşturmalardan doğan hak yoksunlukları bakımından metinde ayrıca bir bekleme süresi yoktur. Verilen kararlara karşı itiraz yolu açıktır.
Silah ve malzeme teslimi (m. 8)
Kapsamdaki kişilerin beraberlerinde getirdikleri veya beyan ettikleri silah, mühimmat, araç, gereç, patlayıcı madde ve her türlü malzeme kayıt altına alınır. Usul ve esaslar, güvenlik kurumlarının görüşü alınarak İçişleri ve Millî Savunma bakanlıklarınca belirlenir.
Başvuru ve altı aylık süre (m. 9)
Kanun hükümleri, MGK Kararı’nın Resmî Gazete’de yayımlanmasından itibaren altı ay içinde, bulundukları yerdeki Cumhuriyet başsavcılığına veya Kurul tarafından görev verilen kurumlara yazılı olarak bildirimde bulunanlara uygulanır.
Buradaki altı aylık sürenin başlangıcı, kanunun yürürlüğe girdiği tarih değildir; MGK Kararı’nın yayımı tarihidir. Kanunun yürürlüğe girmesiyle bu süre başlamaz.
Görev, sorumluluk ve yürürlük (m. 10–12)
Kanun kapsamında verilen görevler ilgili kamu kurumlarınca ivedilikle yerine getirilir; bu görevleri yerine getiren kişilerin bu nedenle hukuki, idari veya cezai sorumluluğu doğmaz. Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer ve hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.
Peki “ne değildir”?
Genel af değildir
Af, cezayı ya da suçun kendisini ortadan kaldırır. Buradaki mekanizma cezayı silmez, erteler. Kanunun genel gerekçesinde de açıkça belirtildiği üzere düzenleme; mahkûmiyet hükümlerini ortadan kaldıran, suçların hukuki niteliğini değiştiren veya ceza sorumluluğunu sona erdiren bir metin değildir. Erteleme süresi şartlara uygun geçerse sonuç doğar; şart ihlal edilirse süreç kaldığı yerden işler.
Herkesi kapsamaz
Kapsam yalnızca PKK/KCK ile bağlantılı ve maddede sayılan suçlarla sınırlıdır. Örgüt faaliyeti kapsamında işlenen kasten öldürme suçları ile 1 Haziran 2005 öncesinde işlenen müebbetlik suçlar kapsam dışıdır. Başka örgütler ve adi suçlar bakımından bir sonuç doğmaz.
Otomatik işleyen bir mekanizma değildir
Kişinin altı ay içinde yazılı bildirimde bulunması, dosyasının ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekir. Kanunun yürürlüğe girmesi tek başına kimsenin dosyasını kendiliğinden kapatmaz.
Adli sicili kendiliğinden temizlemez
Hak yoksunluklarının kaldırılması ayrı bir süreçtir, Kurul’un talebine ve belirli bir bekleme süresinin dolmasına bağlıdır. Erteleme kararı verilmiş olması, tek başına bu sonucu doğurmaz.
Tek başına yürürlük yeterli değildir
Mekanizmanın çalışabilmesi, silah bırakma ve fiilî varlığın sona ermesinin güvenlik kurumlarınca tespit edilip MGK kararıyla teyit edilmesine ve bu kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasına bağlıdır. Bu yayım yapılmadığı sürece erteleme hükümleri uygulanmaz.
Kişiye özel bir statü getirmez
Metinde belirli bir kişiye yönelik özel bir hüküm, özel infaz rejimi veya ayrı bir statü düzenlenmemiştir. Uygulama, suçun türüne ve ceza miktarına göre herkes bakımından aynı ölçütlerle işler.
Sık sorulan sorular
Cezaevindeki bir yakınım bundan yararlanabilir mi?
Bu; mahkûm olunan suça, cezanın toplam miktarına ve suçun işlendiği tarihe göre değişir. Kapsamdaki bir suçtan toplam on beş yıl veya daha az ceza almış bir hükümlü ile daha ağır ceza almış bir hükümlü bakımından erteleme süreleri farklıdır. Kasten öldürme suçundan mahkûmiyet ile 1 Haziran 2005 öncesi işlenen müebbetlik suçlardan mahkûmiyet kapsam dışıdır. Kanun yürürlüğe girdiğinden dosyanın kapsama girip girmediği artık UYAP kayıtları üzerinden değerlendirilebilir; ancak bu değerlendirmenin fiilî bir sonuç doğurması MGK Kararı’nın yayımına bağlıdır.
Kanun yürürlüğe girdi; bugün itibarıyla ne değişti?
Hukuken metin artık yürürlüktedir; ancak somut dosyalar bakımından henüz bir sonuç doğmamıştır. Erteleme kararı verilmesi, tutukluluğun değerlendirilmesi, istinaf/temyizdeki dosyalar hakkında bozma kararı verilmesi ve hak yoksunluklarının kaldırılması; hepsi MGK Kararı’nın Resmî Gazete’de yayımlanmasından sonraki aşamaya aittir. Kanunun yayımlanmasıyla fiilen başlayan tek süreç, 7. maddedeki Kurul’un oluşturulmasıdır.
Altı aylık süre ne zaman başlar?
Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte değil, MGK Kararı’nın Resmî Gazete’de yayımlandığı tarihte başlar (m. 9). 18 Ağustos 2026 itibarıyla böyle bir karar yayımlanmadığı için işlemeye başlamış bir başvuru süresi yoktur. Takip edilmesi gereken tarih, kanunun yayım tarihi değil, MGK Kararı’nın yayım tarihidir.
Başvuru nereye ve nasıl yapılır?
Bulunulan yerdeki Cumhuriyet başsavcılığına veya Kurul tarafından görevlendirilen kurumlara yazılı olarak bildirimde bulunulur. Kanun, bildirimin şekline ilişkin ayrıntılı bir usul öngörmemektedir; uygulamaya ilişkin esasların ikincil düzenlemelerle netleşmesi beklenmektedir. Süre henüz başlamadığından bugün yapılacak bir bildirimin hukuki sonuç doğurup doğurmayacağı belirsizdir.
Tutuklu olan bir kişi tahliye olur mu?
Kendiliğinden değil. Tutuklama ve adli kontrol tedbirleri, dosyanın bulunduğu evredeki yetkili merci tarafından değerlendirilir ve koşullarının bulunması hâlinde kaldırılır (m. 4/1). Bunun için de önce MGK Kararı’nın yayımlanmış ve yazılı bildirimin yapılmış olması gerekir.
Adli sicil kaydı silinir mi?
Kanun, adli sicil kaydını doğrudan silen bir hüküm içermez. Mahkûmiyetten doğan hak yoksunluklarının kaldırılması için Kurul’un talebi üzerine infaz hâkimliğine başvurulması ve 5 yıllık ertelemelerde 2, 10 yıllık ertelemelerde 3 yıllık sürenin geçmesi gerekir. Adli sicil kaydının silinmesine ilişkin genel kurallar için adli sicil kaydı nasıl silinir başlıklı yazımıza bakabilirsiniz.
Erteleme süresinde suç işlenirse ne olur?
Erteleme süresi içinde terör suçlarından biri işlenirse erteleme kararı kaldırılır; soruşturma ve kovuşturmaya devam olunur, kesinleşmiş cezanın infazına devam edilir. Bu hâlde yeni mahkûmiyetten doğan cezanın infazı da ertelenmez.
Devam eden dosyalarda ceza zamanaşımı işler mi?
Hayır. Hem dava zamanaşımı (m. 3/1) hem de ceza zamanaşımı (m. 6/1) erteleme süresince durur.
Kaynak: 7595 sayılı Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun, 18 Ağustos 2026 tarihli ve 33344 sayılı Resmî Gazete.
Bodrum ve Muğla genelinde ceza soruşturma ve kovuşturma konularında avukatlık hizmeti veriyoruz. Ceza avukatlığı hizmetimiz hakkında bilgi alın.

bu yazıyı hazırlayan
Av. Mert Çelik
Muğla Barosu · Sicil 2039 · Bodrum · 2018’den beri
Bu makale genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki mütalaa veya avukatlık hizmeti niteliği taşımaz. Mevzuat değişebilir; güncel durumunuz için mutlaka bir avukata danışınız.