İçeriğe atla
—:—:—
0532 390 48 06
İdare Hukuku

Kıyı ve sahil şeritleri protokolle kiraya verilebilecek: Hazine Taşınmazları Yönetmeliği'nde 9 Ağustos 2026 değişikliği

Av. Mert Çelik · Muğla Barosu 2039 · 9 Ağustos 2026

⚡ Kısa Cevap

9 Ağustos 2026 tarihli ve 33335 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikle, Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmeliğin 81 inci maddesine yeni bir fıkra eklendi. Buna göre Bakanlıkça uygun görülecek kıyı ve sahil şeritleri ile bu alanlarda yapılması zorunlu ticari üniteler, ihale yerine protokolle ve hasılat ve/veya gelirden pay alınması karşılığında kiraya verilebilecek. Kiracı olabilecek taraflar yalnızca kamu kesimindedir: Bakanlığın merkez teşkilatı, döner sermaye işletmesi müdürlüğü ile Bakanlığa bağlı, ilgili ve ilişkili kurum, kuruluş ve bunların iştirakleri. Düzenleme yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.

📜Değişiklik tam olarak nedir?

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı (Millî Emlak Genel Müdürlüğü) tarafından hazırlanan "Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik", 9 Ağustos 2026 tarihli ve 33335 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe girdi.

Değişiklik tek maddelik. 19/6/2007 tarihli ve 26557 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmeliğin 81 inci maddesine beşinci fıkra eklendi. Yönetmeliğin 81 inci maddesi, kıyı ve sahil şeritlerindeki alanların kiraya verilmesini düzenleyen maddedir; yeni fıkra bu maddeye ek bir kiralama usulü getirmektedir. Mevcut fıkralar yürürlükte kalmaya devam etmektedir.

📄 Yönetmeliğe eklenen fıkranın tam metni

"(5) 3621 sayılı Kıyı Kanunu ve Kıyı Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik ile onaylı imar planı hükümlerine uygun olarak düzenleme yapılması kaydıyla, Bakanlıkça uygun görülecek kıyı ve sahil şeritleri ve bu alanlar üzerinde yapılması zorunlu ticari üniteler; hasılat ve/veya gelirden pay alınması suretiyle, bu alanların bakım, onarım, güvenlik, temizlik ve benzeri işletme uygulamalarının yürütülmesini sağlamak amacıyla Bakanlığın merkez teşkilatına, döner sermaye işletmesi müdürlüğüne, bağlı, ilgili ve ilişkili kurum, kuruluş ve bunların iştiraklerine düzenlenecek protokol ile kiraya verilebilir."

🌊Hangi alanlar kapsama giriyor?

Düzenleme iki tür alandan söz ediyor. Birincisi kıyı: 3621 sayılı Kıyı Kanunu'na göre deniz, göl ve akarsuların kıyı kenar çizgisi ile su arasında kalan şerittir. İkincisi sahil şeridi: kıyı kenar çizgisinden kara yönünde yatay olarak en az 100 metre genişliğindeki alandır. Her ikisi de Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır; özel mülkiyete konu olmaz.

Bunlara ek olarak "bu alanlar üzerinde yapılması zorunlu ticari üniteler" de kapsama alınmıştır. Buradaki ölçüt, ünitenin zorunlu olup olmadığıdır; sahil şeridinde her türlü ticari yapıya izin veren bir hüküm değildir. Hangi ünitenin zorunlu sayılacağı, Kıyı Kanunu ve uygulama yönetmeliği ile onaylı imar planına göre belirlenir.

Kimlere kiraya verilebilir?

Listede gerçek kişiler ve özel şirketler yoktur. Bu fıkraya dayanılarak bir vatandaşa veya özel bir işletmeye doğrudan kiralama yapılamaz; muhatap her hâlde kamu kesimindeki bir birim ya da bunların iştirakidir. İştirak, bu kurumların sermayesine ortak olduğu şirketleri ifade eder.

İkinci önemli nokta usuldür. Hazine taşınmazlarının kiralanmasında kural, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu çerçevesinde ihale yapılmasıdır. Yeni fıkra ise kiralamanın düzenlenecek protokol ile yapılacağını söylemektedir; yani bu özel hâlde ihale aşaması bulunmamaktadır.

💰Kira bedeli nasıl belirlenecek?

Fıkra, klasik anlamda sabit bir yıllık kira bedeli öngörmüyor; bedelin hasılat ve/veya gelirden pay alınması suretiyle belirleneceğini söylüyor. Yani ödenecek tutar, alanın işletilmesinden elde edilen ciroya ya da gelire bağlı olarak hesaplanacaktır. "Ve/veya" ifadesi, iki yöntemin birlikte veya ayrı ayrı uygulanabilmesine imkân tanır.

Payın oranı, hesaplama yöntemi, süre ve tarafların yükümlülükleri fıkrada düzenlenmemiştir; bunların taraflar arasında düzenlenecek protokolde belirlenmesi gerekir. Fıkranın amaç kısmında sayılan bakım, onarım, güvenlik ve temizlik gibi işler de protokolün konusudur.

Kıyıdan yararlanma hakkı bakımından ne değişti?

Bu değişiklik bir yönetmelik değişikliğidir ve yalnızca kiralamanın usulünü düzenler. Kıyıdan yararlanmanın esasları ise Anayasa'nın 43 üncü maddesinde ve 3621 sayılı Kıyı Kanunu'nda yer alır: kıyılar Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır ve kıyı ile sahil şeridinden herkes eşit ve serbest olarak yararlanır. Normlar hiyerarşisi gereği bir yönetmelik, kanuna ve Anayasa'ya aykırı sonuç doğuracak biçimde uygulanamaz.

Nitekim eklenen fıkranın kendisi de kiralamayı, "Kıyı Kanunu ve Kıyı Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik ile onaylı imar planı hükümlerine uygun olarak düzenleme yapılması" şartına bağlamıştır. Dolayısıyla bir alanın protokolle kiraya verilmiş olması, tek başına oraya girişin ücretlendirilebileceği anlamına gelmez.

Kıyıya girişin engellenmesi veya ücrete bağlanması hâlinde başvurulacak yollar için: Plaj işletmesi denize girmeni engelleyebilir mi, giriş ücreti isteyebilir mi?

⚠️ Karıştırılmaması gereken ayrım

Bir alanın kiraya verilmesi ile o alandan yararlanmanın ücretlendirilmesi ayrı şeylerdir. Kiralama, alanın bakımı ve işletilmesi bakımından kimin sorumlu olacağını belirler. Kıyıdan ve sahil şeridinden serbest yararlanma ise Kıyı Kanunu'ndan doğan bir haktır ve kira ilişkisiyle ortadan kalkmaz. Şezlong, şemsiye, duş gibi hizmetlerin ücretli olması ise ayrı bir konudur.

Yürürlük ve dava yolu

  1. Yönetmelik yayımı tarihinde, yani 9 Ağustos 2026'da yürürlüğe girmiştir; geçiş hükmü ya da ileri bir yürürlük tarihi öngörülmemiştir.
  2. Yönetmelik hükümlerini Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı yürütür.
  3. Yönetmelik bir düzenleyici idari işlemdir. Bakanlık yönetmeliklerine karşı iptal davası, ilk derece mahkemesi sıfatıyla Danıştay'da açılır.
  4. Dava açma süresi, Resmî Gazete'de yayımını izleyen günden itibaren 60 gündür (2577 sayılı İYUK m.7).
  5. Bu süre geçtikten sonra da, düzenleyici işlemin uygulanması üzerine ilgililer; uygulama işlemine, düzenleyici işleme veya her ikisine birden karşı dava açabilir (İYUK m.7/4).

Özetle: değişiklik, Bakanlıkça uygun görülecek kıyı ve sahil şeritleri ile bu alanlardaki zorunlu ticari ünitelerin, ihale yerine protokolle ve gelir payı karşılığında kamu kesimindeki birimlere kiralanmasına imkân tanımaktadır. Uygulamanın kapsamı, Bakanlığın hangi alanları uygun göreceğine ve düzenlenecek protokollerin içeriğine göre şekillenecektir.

Kıyı şeridi uzun olan Bodrum gibi yerlerde bu düzenlemenin somut sonuçları, alan alan yapılacak protokollerle ortaya çıkacaktır. Kıyıya erişimin engellendiğini düşünüyorsanız veya bir Hazine taşınmazına ilişkin işlemle karşı karşıyaysanız, süreler hak düşürücü olduğundan tebliğ veya öğrenme tarihinden itibaren vakit kaybetmeden hukuki değerlendirme yaptırmanız önerilir.

Av. Mert Çelik

bu yazıyı hazırlayan

Av. Mert Çelik

Muğla Barosu · Sicil 2039 · Bodrum · 2018’den beri

Bu makale genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki mütalaa veya avukatlık hizmeti niteliği taşımaz. Mevzuat değişebilir; güncel durumunuz için mutlaka bir avukata danışınız.