Save Preloader image

0%

https://avukatmertcelik.com/wp-content/uploads/2020/10/blog-header-bg-min-1.png

Blog

Covid-19’un kira sözleşmelerine etkisi

Yazar: Mert Çelik
11
pandemide kira sözleşmesi

Ülkemizi ve bütün dünyanın Covid-19 virüsü ile mücadele ettiğine tanık oluyoruz. Tarih boyunca isimleri farklı olan ancak belirli zamanlarda kendini tekrar eden bu tür salgınlar toplumların düzenini, sosyal yaşamları ve ülke ekonomilerini ciddi anlamda etkilemektedir. Durumu bireysele indirgediğimizde karşımıza çıkan en büyük problemlerden birisi de kendi sağlığı ve toplum sağlığını olumsuz yönde etkilememek için ve devletin ilgili organizmalarının aldığı kararlar neticesinde işyerini açamayan kişilerin işyeri kiralarını nasıl ödeyeceği problemidir. Bu durum hem kiracıyı hem de kiraya vereni yakından ilgilendirmekte olup bu yazımızda yapılabilecekleri ve bu durumun hukuki neticelerini anlatacağız.

Salgından en önemli ölçüde etkilenen kişilerin başında işyeri kiracıları gelmektedir. Zira günlük yaptığı hasılat sayesinde işlerini çevirmekte, kiralarını da bu sayede ödeyebilmektedirler. Ancak işyerlerinin kapalı bulunduğu süre boyunca iş yapamamaları, kiralarını da ödeme konusunda kiracıları sıkıntıya düşürmektedir. Bu durumda kiracıların, iş yerlerinin kapalı kaldığı süre boyunca ve bu süreyle orantılı olmak üzere kiralarını “eksik ödemeleri veyahut ödememeleri” mümkündür. Bunun için bir takım hukuki gerekliliklere ihtiyaç vardır.

KİRACILARIN BU DÖNEMDE KİRA ÖDEMEME HAKLARI VAR MI?

Kira sözleşmesi aktedilirken kiracıya ve kiraya verene belirli borçlar yüklenir. Bu noktada kiraya verenin borcu, kiralananı eksiksiz ve kullanıma elverişli bir şekilde kiracıya teslim etmektir. Ancak bu noktada İçişleri Bakanlığı’nın aldığı kararlar neticesinde işyerlerinin açılmaması, kiraya verenin teslim yükümlülüğünü de yerine getirememesine sebebiyet vermektir.  Kiracı da Türk Borçlar Kanunu 97.maddesinde yer alan “ödemezlik def’i”  olarak tanımlanan imkandan faydalanabilir. Kiracı bu durumda “kullanmadığı kiralananın bedelini ödememe” hakkına sahiptir. Ancak bu noktada önemle belirtmek isteriz ki, bu gibi durumların öncelikle tarafların birbiri ile uzlaşı halinde çözümlenmesi, eğer bu mümkün değilse de tek taraflı bir dayatma yerine hukuki prosedürler işletilerek sonuca varılması daha uygun olacaktır.

Yine Borçlar Kanunu 136.maddede, borçlunun borcun ifasının kendisinden kaynaklanmayan sebeplerle imkansız hale gelmesi durumunda borcun sona erdiğini düzenlemektedir. 

Bu noktada 26.03.2020 tarihli ve 31080 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe girmiş olan 7226 Sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un Geçici 2. Maddesi ile; 01.03.2020 tarihinden 30.6.2020 tarihine kadar işleyecek iş yeri kira bedelinin ödenememesinin, kira sözleşmesinin feshi ve tahliye sebebi oluşturmayacağı düzenlenmiştir.

Bu kapsamda 01.03.2020 ile 30.06.2020 tarihleri arasında doğmuş ve süresinde ödenmemiş kira borçları bakımından, kiraya verenlerin, iş yeri kiracıları aleyhinde kira sözleşmesinin feshi ve tahliye talepli dava açmaları kanun koyucu tarafından engellenmiştir. Ancak yukarıda belirlenen döneme ilişkin kira borçlarının askıya alınmamış olup, kiraya verenlerin bu dönemde işleyen kira alacağına ilişkin alacaklarının devam ettiğinden nihayetinde bu alacaklar icra takibine konu edilebilecektir.

Bu düzenleme ile salgın sürecinde 01.03.2020 ile 30.06.2020 tarihleri arasında doğmuş kira ödemelerini geciktiren işyeri kiracılarının, kiralanandan tahliyesinin engellenmesi amaçlanmıştır.

Yorum Yap