Yat ve Tekne Hukuku
Teknede mülkiyet, aracın türüne göre farklı biçimde geçer: 18 grostonu aşan gemilerde sicile tescil, daha küçük deniz araçlarında ise devir sözleşmesi ve bağlama kütüğü kaydı esastır. Bağlama kütüğü bir sicil değil, kayıt sistemidir ve tek başına mülkiyet karinesi oluşturmaz. Uyuşmazlıklarda Türk Ticaret Kanunu’nun deniz ticaretine ilişkin hükümleri ile denizcilik mevzuatı birlikte uygulanır.
Teknesi kiraya verilen veya çarter edilen malikler bakımından ayrı bir risk, teknenin bir suçta kullanılmasıdır. Kullanılan deniz aracı kural olarak müsadereye tabidir; malikin olaydan habersiz olduğunu ortaya koyması gerekir. Bu konuda ayrıntı için göçmen kaçakçılığı dosyalarında araç ve tekne müsaderesi Çarter edilen teknenin iade edilmemesi hâlinde ise güveni kötüye kullanma suçunda taşıt nitelikli hâli gündeme gelir; 2025’te eklenen fıkrayla ceza bir kat artırılıyor. başlığına bakabilirsiniz.
Can kaybıyla sonuçlanan tekne kazalarında ise kaptan ve işletmeci bakımından taksirle öldürme (TCK 85) soruşturması gündeme gelir; kusur, ehliyet ve kapasite kayıtları üzerinden belirlenir.
📌Bağlama kütüğü ile gemi sicili aynı şey değildir
Bu ayrım Bodrum’da en sık karşılaştığımız yanlış anlamaların başında geliyor. Millî Gemi Sicili ve Türk Uluslararası Gemi Sicili, tapu benzeri birer sicildir; mülkiyet ve ipotek gibi ayni haklar buraya tescil edilir ve tescil kurucu etkiye sahiptir. Bağlama kütüğü ise idari nitelikli bir kayıt sistemidir; amacı deniz aracının takibi, harç ve denetimdir. Bağlama kütüğünde adınıza kayıt bulunması mülkiyeti tek başına ispatlamaz. Sicile tabi olmayan küçük teknelerde mülkiyet, geçerli bir devir sözleşmesi ve zilyetliğin nakli ile geçer.
📌Tekne alım satımında yapılan hatalar
İkinci el tekne alımında en sık atlanan kontrol, aracın üzerinde ipotek, haciz veya gemi alacaklısı hakkı bulunup bulunmadığıdır. Sicile kayıtlı bir gemide bu yükler sicilden görülebilir; bağlama kütüğüne kayıtlı küçük teknelerde ise tespit çok daha zordur ve satıcının beyanına güvenmek zorunda kalınır. Bir diğer sorun, alacağın teminatı olarak teknenin gösterildiği hâllerde gemi alacaklısı hakkının deniz aracını takip etmesidir: alacak, mülkiyet el değiştirse bile tekne üzerinde varlığını sürdürebilir. Bu nedenle satış öncesi geçmiş bakım, marina ve yakıt borçlarının sorgulanması gerekir.
📌Çarter sözleşmeleri: ticari mi, özel mi
Yat kiralamada belirleyici ayrım, faaliyetin ticari mi yoksa özel kullanım mı olduğudur. Ticari yatla yolcu taşımak için gerekli belgeler alınmadan yapılan kiralamalar hem idari yaptırıma tabidir hem de sigorta korumasını fiilen ortadan kaldırır — kaza hâlinde sigortacı, faaliyetin poliçe kapsamı dışında olduğunu ileri sürer. Sözleşmede en çok tartışma çıkaran noktalar şunlardır: yakıt ve liman masraflarının kime ait olduğu, hava koşulları nedeniyle iptalde iade oranı, mürettebatın kusurundan doğan sorumluluk ve teminatın hangi hâllerde irat kaydedileceği.
📌Marina bağlama ilişkisi
Marina ile yapılan sözleşme, hukuki niteliği bakımından karma bir sözleşmedir: kira, saklama (vedia) ve hizmet unsurlarını birlikte barındırır. Bu nitelendirme önemlidir, çünkü teknede meydana gelen hasarda marinanın sorumluluğu buna göre belirlenir. Marinaların tip sözleşmelerinde yer alan geniş sorumsuzluk kayıtları, ağır kusur ve kasıt hâllerinde geçersizdir. Bağlama ücretinin ödenmemesi hâlinde marinanın tekneyi alıkoyma (hapis hakkı) iddiası da sık gündeme gelir; bu hakkın kapsamı ve kullanım şartları sözleşmeye ve genel hükümlere göre değerlendirilir.
📌Deniz kazası ve teknenin ihtiyati haczi
İki tekne arasındaki çarpışmada (çatma) kusur, denizde çatışmayı önleme kurallarına göre belirlenir ve genellikle bilirkişi incelemesiyle ortaya konur. Yaralanma veya ölüm varsa ceza soruşturması ayrıca yürür. Alacağın tahsili bakımından deniz hukukunun en güçlü aracı, deniz aracının ihtiyati haczidir: gemi alacağı niteliğindeki taleplerde tekne bulunduğu limanda bağlanabilir. Bodrum gibi yoğun bir yat limanında bu tedbir, yabancı bayraklı teknelerde bile sonuç almanın en etkili yoludur; ancak teminat yatırılması ve sürelere uyulması şarttır.
💡Uygulamada dikkat edilecekler
- Yabancı bayraklı tekneler: Türk karasularında kabotaj kuralları geçerlidir; yabancı bayraklı bir yatın ticari amaçla yolcu taşıması kural olarak mümkün değildir. Transit log ve giriş-çıkış işlemleri ayrıca takip edilmelidir.
- Sözleşmeyi yazılı yapın: Çarterde sözlü anlaşma yaygındır ve uyuşmazlık çıktığında hiçbir şey ispatlanamaz. Rota, süre, kişi sayısı, mürettebat ve iptal koşulları yazılı olmalıdır.
- Sigortayı okuyun: Tekne poliçelerinde sezon dışı kullanım, belirli bölge sınırlamaları ve mürettebatsız kullanım gibi kapsam dışı hâller sıkça yer alır.
- Teslim tutanağı: Çarter başında ve sonunda yakıt seviyesi, ekipman listesi ve hasar durumu fotoğraflı tutanakla tespit edilmelidir. Depozito uyuşmazlıklarının neredeyse tamamı bu belgenin yokluğundan doğar.
- Zamanaşımı: Deniz ticaretine ilişkin bir kısım alacak ve tazminat talepleri, genel hükümlerden daha kısa sürelere tabidir. Kaza sonrası beklemek hak kaybı yaratabilir.
Dayanak: Türk Ticaret Kanunu (6102) — Deniz Ticareti kitabı · Bağlama kütüğü uygulamasına ilişkin denizcilik mevzuatı · Kabotaj Kanunu (815). Somut olayın niteliğine göre uygulanacak hükümler değişebilir.

bu yazıyı hazırlayan
Av. Mert Çelik
Muğla Barosu · Sicil 2039 · Bodrum · 2018’den beri
Bu makale genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki mütalaa veya avukatlık hizmeti niteliği taşımaz. Mevzuat değişebilir; güncel durumunuz için mutlaka bir avukata danışınız.